Topluluk
Türkiye Bir Avukat Kaybetti;İngiltere Bir Barista Kazandı.
İsim değiştirerek X adını alan twitterda trend haline gelen Türkiye avukat,öğretmen,mühendis kaybetti.
Amerika,İngiltere,Almanya; barista,garson,aşçı kazandı paylaşımları ve arkasındaki nedenler?
Bu tek platformda kalmamış , hukuk okuyup yurt dışına gitmek adlı ekşi sözlükte başlık açılmış Türkiyede hukuk okumak sert bir dille eleştirilmiştir.
Yurt dışında ruhsat alınmasın zor olması ve hukuk için sağlam bir yabancı dilin zorunlu olduğu,Dolar karşısında eriyen Türk Lirası,geçerliliği olmayan diplomalar vesair sosyoekonomik nedenlerle danışmanlık vermek için bile güç toplayamayan meslektaşlar bu denli tahsilin ardından farklı sektörlere geçmek zorunda kalmıştır.
Türkiyede sistemli bir şekilde üniversite okumanın abesle iştigal olunduğunun ;zaman ve maddi kayıp olduğu kanısı yaygınlaşmakta ve son açıklanan YKS yerleştime sonuçlarında da üniversite doluluk oranlarında düşüş gözlemlenmiştir.
Yaygın bir şekilde suç ve suçlu sempatisi baş göstermiş,artan sosyal medya kullanımı;tüketilen içerikler ve fenomen olma amacıyla her şey mübahtır anlayışıyla toplumumuzda sosyal çürümede pik yaptığı bir döneme girmiş bulunmaktayız.
Tabiki bu sosyal çürüme her bölüm gibi hukuk fakültelerini ve özellikle avukatlık mesleğini büyük sekteye uğratmıştır.
Nitekim ilkelere,hakkaniyete,dürüstlüğe en ihtiyaç duyulan meslek olması hasebiyle yargı sistemine güvensizlik söylemleri ve paylaşımları artmıştır.
Tek sorun sosyal çürümeyle kalmamış niteliksiz hukuk fakülteleri ve barajın 125.000lere kadar gerilemesi,adalet meslek yüksek okullarından hukuka geçme gibi yöntemlerle meslek grubu niteliksiz,liyakatsiz meslek mensubu sayısında artış meydana gelmiştir.
Niteliksiz üniversitelerin artışı;tek bina şeklinde apartmandan bozma özel üniversiteler,baraj gerilemesi ve düzenli şekilde özellikle avukatlık mesleğinin itibarsızlaştırılması avukatlık mesleğini;İngilterede baristalık işine tercih edenlerle yapılan paylaşımlar hem üzücü hem de şaşırtıcıdır
.Birkaç nedene bağlı olmakla birlikte Türkiyedeki Hukuk Fakülte diplomalarının çoğu ülkede geçerliliği bulunmamakla beraber mesleğe devam etmek ağır şartlara tabi tutulmuştur.
Yapılan paylaşım üzerine yorumları cevaplayan avukat ;İngilterede 16 saate varan çalışma yaptığını ama daha mutlu olduğunu belirtmiştir.Sahi Türkiyede en mutsuz meslekler arasında avukatlığın olması da ilginçtir.Çoğu kişinin hayali olan ve zor sınavlar sonucu kazanılan bu meslek neden mutsuzluğa yol açmaktadır.
Oscar Wilde'ın 'Hayatta iki tür trajedi vardır:biri istediğini elde edememek,diğeriyse istediğini elde etmektir.'sözü üzerine biraz düşününce lise zamanımda sadece avukatlık istiyorum diye diretip eşit ağırlık bölümünü seçtiğim zamanlar aklıma geldi.Gözümde erişilmez olan bu mesleğe hiç adım atmasaydım belki hep tatlı bir hayal olarak kalacaktı ama şu an yapay zeka karşısında eriyen ,parayla diploması satın alınabilir hale gelmesi karşısında daha da üzüldüğümü belli etmek isterim.
Tabiki biraz da meslek açısından iyi gelişmeler de yaşanmasından bahsedip bardağın dolu tarfaından bakalım .Barajın tekrardan 100.000lere çekilmesi son açıklanan YKS yerleştirme sonucunda 35.000le kapatan devlet üniversitesi barajı ve kontenjan azaltma haberleri göz doldurmuş, DGS ile geçiş kaldırılmış ve uygulanan hukuk mesleklerine giriş sınavıyla ne kadar güncel avukatlara uygulanması gerektiği ve sınav formatı tartışılsa da ön eleyici bir sınav haline
gelmiştir.
Sınav sonrası staj yapan avukatlar bakımından zorunlu staj mesleğe girmek için ön koşul olsa da ücretlerin kanuni düzenlemeye kavuşmaması nedeniyle ağır maddi güçlük oluşturmaktadır.
Yeni mezunlar bakımından hakimlik-savcılık için başarılı olmayanlar için noterlik-akademisyenlik de tercih olarak gözükmektedir.
Yeni mezunlar için noterlik imkansız derecesinde zordur ve yıllar boyunca beklenmesi halinde bir umut yapılacak bir meslek bir imkansız olarak listeye adını yazdırmıştır.Akademisyenlik de tabikifarklı bir sürece tabi tutulmaktadır,noterliğe oranla daha ulaşılabilir durumdadır.
Bu çetrefilli ve uzun yolculuk tabiki zorluklarla beraber hedefi olanlar için hoş bir anı kalacak bir süreçtir.Bu zorlu süreç sonucunda İngiltereye 16 saat çalışarak baristalık yapmaya giden avukat için ve özellikle öğrenci olmam hasebiyle sürece ilişkin öğrenci ve stajyerlere özgü sorunları sosyoekonomik olarak dile getirmeye çalıştım ama her olay ayrı ve somut değerlendirilmelidir.Avukatın İngiltere gitme nedeni belki de tamamen sosyal ve ekonomik nedenler dışındadır belki sadece kahvelerle ilgilenmeyi ve İngiltereyi seviyordur, kim bilir tabiki bu bir istisna teşkil eder çünkü somut veriler sosyoekonomik nedenleri işaret ediyor ama bir X paylaşımı bana meslektaşlarımın sorunlarını dile getirmem için bir yazı yazmama vesile oldu.
Nedensellik bağını da kurduğuma göre son bir soruyla kapatıyorum sizce Hukuk Fakülteleri ve Avukatların sorunları için yapılan düzenlemeler yeterli olacak mı yoksa daha köklü değişiklikler mi gerekli ?
Amerika,İngiltere,Almanya; barista,garson,aşçı kazandı paylaşımları ve arkasındaki nedenler?
Bu tek platformda kalmamış , hukuk okuyup yurt dışına gitmek adlı ekşi sözlükte başlık açılmış Türkiyede hukuk okumak sert bir dille eleştirilmiştir.
Yurt dışında ruhsat alınmasın zor olması ve hukuk için sağlam bir yabancı dilin zorunlu olduğu,Dolar karşısında eriyen Türk Lirası,geçerliliği olmayan diplomalar vesair sosyoekonomik nedenlerle danışmanlık vermek için bile güç toplayamayan meslektaşlar bu denli tahsilin ardından farklı sektörlere geçmek zorunda kalmıştır.
Türkiyede sistemli bir şekilde üniversite okumanın abesle iştigal olunduğunun ;zaman ve maddi kayıp olduğu kanısı yaygınlaşmakta ve son açıklanan YKS yerleştime sonuçlarında da üniversite doluluk oranlarında düşüş gözlemlenmiştir.
Yaygın bir şekilde suç ve suçlu sempatisi baş göstermiş,artan sosyal medya kullanımı;tüketilen içerikler ve fenomen olma amacıyla her şey mübahtır anlayışıyla toplumumuzda sosyal çürümede pik yaptığı bir döneme girmiş bulunmaktayız.
Tabiki bu sosyal çürüme her bölüm gibi hukuk fakültelerini ve özellikle avukatlık mesleğini büyük sekteye uğratmıştır.
Nitekim ilkelere,hakkaniyete,dürüstlüğe en ihtiyaç duyulan meslek olması hasebiyle yargı sistemine güvensizlik söylemleri ve paylaşımları artmıştır.
Tek sorun sosyal çürümeyle kalmamış niteliksiz hukuk fakülteleri ve barajın 125.000lere kadar gerilemesi,adalet meslek yüksek okullarından hukuka geçme gibi yöntemlerle meslek grubu niteliksiz,liyakatsiz meslek mensubu sayısında artış meydana gelmiştir.
Niteliksiz üniversitelerin artışı;tek bina şeklinde apartmandan bozma özel üniversiteler,baraj gerilemesi ve düzenli şekilde özellikle avukatlık mesleğinin itibarsızlaştırılması avukatlık mesleğini;İngilterede baristalık işine tercih edenlerle yapılan paylaşımlar hem üzücü hem de şaşırtıcıdır
.Birkaç nedene bağlı olmakla birlikte Türkiyedeki Hukuk Fakülte diplomalarının çoğu ülkede geçerliliği bulunmamakla beraber mesleğe devam etmek ağır şartlara tabi tutulmuştur.
Yapılan paylaşım üzerine yorumları cevaplayan avukat ;İngilterede 16 saate varan çalışma yaptığını ama daha mutlu olduğunu belirtmiştir.Sahi Türkiyede en mutsuz meslekler arasında avukatlığın olması da ilginçtir.Çoğu kişinin hayali olan ve zor sınavlar sonucu kazanılan bu meslek neden mutsuzluğa yol açmaktadır.
Oscar Wilde'ın 'Hayatta iki tür trajedi vardır:biri istediğini elde edememek,diğeriyse istediğini elde etmektir.'sözü üzerine biraz düşününce lise zamanımda sadece avukatlık istiyorum diye diretip eşit ağırlık bölümünü seçtiğim zamanlar aklıma geldi.Gözümde erişilmez olan bu mesleğe hiç adım atmasaydım belki hep tatlı bir hayal olarak kalacaktı ama şu an yapay zeka karşısında eriyen ,parayla diploması satın alınabilir hale gelmesi karşısında daha da üzüldüğümü belli etmek isterim.
Tabiki biraz da meslek açısından iyi gelişmeler de yaşanmasından bahsedip bardağın dolu tarfaından bakalım .Barajın tekrardan 100.000lere çekilmesi son açıklanan YKS yerleştirme sonucunda 35.000le kapatan devlet üniversitesi barajı ve kontenjan azaltma haberleri göz doldurmuş, DGS ile geçiş kaldırılmış ve uygulanan hukuk mesleklerine giriş sınavıyla ne kadar güncel avukatlara uygulanması gerektiği ve sınav formatı tartışılsa da ön eleyici bir sınav haline
gelmiştir.
Sınav sonrası staj yapan avukatlar bakımından zorunlu staj mesleğe girmek için ön koşul olsa da ücretlerin kanuni düzenlemeye kavuşmaması nedeniyle ağır maddi güçlük oluşturmaktadır.
Yeni mezunlar bakımından hakimlik-savcılık için başarılı olmayanlar için noterlik-akademisyenlik de tercih olarak gözükmektedir.
Yeni mezunlar için noterlik imkansız derecesinde zordur ve yıllar boyunca beklenmesi halinde bir umut yapılacak bir meslek bir imkansız olarak listeye adını yazdırmıştır.Akademisyenlik de tabikifarklı bir sürece tabi tutulmaktadır,noterliğe oranla daha ulaşılabilir durumdadır.
Bu çetrefilli ve uzun yolculuk tabiki zorluklarla beraber hedefi olanlar için hoş bir anı kalacak bir süreçtir.Bu zorlu süreç sonucunda İngiltereye 16 saat çalışarak baristalık yapmaya giden avukat için ve özellikle öğrenci olmam hasebiyle sürece ilişkin öğrenci ve stajyerlere özgü sorunları sosyoekonomik olarak dile getirmeye çalıştım ama her olay ayrı ve somut değerlendirilmelidir.Avukatın İngiltere gitme nedeni belki de tamamen sosyal ve ekonomik nedenler dışındadır belki sadece kahvelerle ilgilenmeyi ve İngiltereyi seviyordur, kim bilir tabiki bu bir istisna teşkil eder çünkü somut veriler sosyoekonomik nedenleri işaret ediyor ama bir X paylaşımı bana meslektaşlarımın sorunlarını dile getirmem için bir yazı yazmama vesile oldu.
Nedensellik bağını da kurduğuma göre son bir soruyla kapatıyorum sizce Hukuk Fakülteleri ve Avukatların sorunları için yapılan düzenlemeler yeterli olacak mı yoksa daha köklü değişiklikler mi gerekli ?
Yayınlandı Topluluk