Topluluk
Yapay Zeka Çağında Telif Hakkının Geleceği: Adil Kullanım mı, Hak İhlali mi?
Yapay zeka modelleri, gelişen dünyada kaçınılmaz bir şekilde hayatımızda yer ediniyor. Mesleki yardımları veya gündelik hayatı kolaylaştırması alışılmış bir faktörken yeni bir teknolojik devrim ise eser üretimi üzerinden meydana geliyor. Sinema sektöründe yapay zeka şirketleriyle yapılan anlaşmalar, müzik platformlarında müzisyenlerle beraber yapay zeka yapımı müziklerin eklenmesi ya da yaratıcı endüstrilerde insan emeğinden uzaklaşılması birçok etik tartışmayı oluşturdu: Bir makine insanın yaratma arzusunun yerine geçebilir mi? Bizlere ise bu yeni çağın hukuki zeminini konuşmak düşüyor: Yapay zeka modelleri bu üretimi meydana getirirken internetten sınırsız veri toplamakta ve kullanmakta. Bu eserlerin üretiminde başvurulan veri kazıma bir adil kullanım mı yoksa hak ihlali mi sayılıyor? Hukuk, teknolojinin gerisinden takip ederken birçok dava bu meselenin etrafında şekillenmeye başladı.
Bu davalardan en bilindiği, Aralık 2023’te The New York Times’ın Microsoft ve OpenAI’a karşı açtığı telif hakkı ihlali davası. Davada, OpenAI ve Microsoft modellerinin New York Times gazetesinin telif hakkıyla korunan yazılarını yetkisiz bir şekilde kullanarak kendini eğittiği ve yeni yazılar oluşturularak bir rakip (ChatGPT ve Copilot) yaratıldığı iddia ediliyor. OpenAI, eyleminin yasal sınırlar dışında olmadığını ve yapılan analizlerin dönüştürücü bir etki olarak adil kullanım kapsamında olduğunu savunmakla beraber rekabetin söz konusu olmadığını öne sürüyor. New York Times yüklü miktarda tazminat talebiyle beraber içeriklerinin kullanıldığı tüm yapay zeka veri setlerinin de yok edilmesini istiyor. Microsoft ise rakip ürün sayılan Copilot üretimi sebebiyle ortaklık kurduğu öne sürülerek davaya dahil oluyor.
2026 yılında ise dava hala devam etmekte. Yapay zeka şirketleri New York Times'ın davayı kazanması yönünde gelişimlerinin önüne geçileceğinden korkmakta. Aksi yönde bir karar ise telif hakkının kapsamını başka bir yöne çekebilir ve yeni değişimlerin konuşulmasına alan açabilir. Yaratılacak içtihat veri kazımada adil kullanım ve hak ihlali tartışmalarına yön vererek hukukta dönüm noktası oluşturacak.
Adil kullanım üzerine emsal davalardan biri ise Game Of Thrones evreninin yaratıcısı George R.R. Martin’in de içinde bulunduğu ünlü yazarlar ve tekrardan OpenAI arasında. Eylül 2023’te yazarlar kitaplarının yapay zeka eğitiminde yetkisiz bir şekilde kopyalandığı iddiasıyla dava açtı. 2025 yılında yargıç kararında ChatGPT'nin üretimlerinin, yazarların telif haklı eserlerine makul ölçüde benzediğini ve iddiaların inandırıcı olduğunu belirtti. Henüz adil kullanım üzerine bir karar verilmedi ancak teknoloji şirketlerine uyarı niteliği taşıdı. Bu gibi dava örnekleri yapay zeka kullanımının bilinen telif hukuku üzerinde nasıl bir sarsıcı etki yarattığını gözler önüne seriyor.
Hukuk sorgulayan, şüpheci ve gözlemci yapısı gereği teknolojik gelişmeleri bir adım geride takip etmesiyle biliniyor. Ancak değişen dünyanın düzenini korumak ve belirsizliklerden arınmak adına ilgili regülasyonların yapılması gereksinimi ise kaçınılmazdır. Bunun ilk adımı Avrupa Birliği’nin yapay zekaya ilişkin düzenlemesi EU AI Act – AB Yapay Zeka Yasası oldu. 21 Mayıs 2024 tarihinde Avrupa Birliği Konseyi tarafından onaylanan yasa, m. 53 kapsamında genel amaçlı yapay zeka sağlayıcılarına (GPAI) eğitim verilerini şeffafça açıklama yükümlülüğü getirdi ve eser sahiplerine çıkış hakkı tanıyarak global bir de facto standardı oluşturdu. Bu düzenleme, yapay zeka gelişimini etik çerçeve kapsamında teşvik etmekle beraber telif hukukunu da korumayı zeminine oturtuyor. Yasanın savunucuları olduğu gibi sınırları yetersiz ve belirsiz bulunduğundan eleştirenleri olsa da bu ilk düzenleme hukukun teknolojik gelişmelerin yanında yürümesi adına olumlu bir ilerleme sayılıyor. Yapay zeka modellerine getirilmesi gereken hukuki denetim mekanizmaları hem telif hukukunun yıllardır devam eden temel anlayışını ve etiğini destekliyor hem de hukuku gelişen dünyanın gerisinde değil odağında kalan bir noktaya yerleştiriyor.
Bu davalardan en bilindiği, Aralık 2023’te The New York Times’ın Microsoft ve OpenAI’a karşı açtığı telif hakkı ihlali davası. Davada, OpenAI ve Microsoft modellerinin New York Times gazetesinin telif hakkıyla korunan yazılarını yetkisiz bir şekilde kullanarak kendini eğittiği ve yeni yazılar oluşturularak bir rakip (ChatGPT ve Copilot) yaratıldığı iddia ediliyor. OpenAI, eyleminin yasal sınırlar dışında olmadığını ve yapılan analizlerin dönüştürücü bir etki olarak adil kullanım kapsamında olduğunu savunmakla beraber rekabetin söz konusu olmadığını öne sürüyor. New York Times yüklü miktarda tazminat talebiyle beraber içeriklerinin kullanıldığı tüm yapay zeka veri setlerinin de yok edilmesini istiyor. Microsoft ise rakip ürün sayılan Copilot üretimi sebebiyle ortaklık kurduğu öne sürülerek davaya dahil oluyor.
2026 yılında ise dava hala devam etmekte. Yapay zeka şirketleri New York Times'ın davayı kazanması yönünde gelişimlerinin önüne geçileceğinden korkmakta. Aksi yönde bir karar ise telif hakkının kapsamını başka bir yöne çekebilir ve yeni değişimlerin konuşulmasına alan açabilir. Yaratılacak içtihat veri kazımada adil kullanım ve hak ihlali tartışmalarına yön vererek hukukta dönüm noktası oluşturacak.
Adil kullanım üzerine emsal davalardan biri ise Game Of Thrones evreninin yaratıcısı George R.R. Martin’in de içinde bulunduğu ünlü yazarlar ve tekrardan OpenAI arasında. Eylül 2023’te yazarlar kitaplarının yapay zeka eğitiminde yetkisiz bir şekilde kopyalandığı iddiasıyla dava açtı. 2025 yılında yargıç kararında ChatGPT'nin üretimlerinin, yazarların telif haklı eserlerine makul ölçüde benzediğini ve iddiaların inandırıcı olduğunu belirtti. Henüz adil kullanım üzerine bir karar verilmedi ancak teknoloji şirketlerine uyarı niteliği taşıdı. Bu gibi dava örnekleri yapay zeka kullanımının bilinen telif hukuku üzerinde nasıl bir sarsıcı etki yarattığını gözler önüne seriyor.
Hukuk sorgulayan, şüpheci ve gözlemci yapısı gereği teknolojik gelişmeleri bir adım geride takip etmesiyle biliniyor. Ancak değişen dünyanın düzenini korumak ve belirsizliklerden arınmak adına ilgili regülasyonların yapılması gereksinimi ise kaçınılmazdır. Bunun ilk adımı Avrupa Birliği’nin yapay zekaya ilişkin düzenlemesi EU AI Act – AB Yapay Zeka Yasası oldu. 21 Mayıs 2024 tarihinde Avrupa Birliği Konseyi tarafından onaylanan yasa, m. 53 kapsamında genel amaçlı yapay zeka sağlayıcılarına (GPAI) eğitim verilerini şeffafça açıklama yükümlülüğü getirdi ve eser sahiplerine çıkış hakkı tanıyarak global bir de facto standardı oluşturdu. Bu düzenleme, yapay zeka gelişimini etik çerçeve kapsamında teşvik etmekle beraber telif hukukunu da korumayı zeminine oturtuyor. Yasanın savunucuları olduğu gibi sınırları yetersiz ve belirsiz bulunduğundan eleştirenleri olsa da bu ilk düzenleme hukukun teknolojik gelişmelerin yanında yürümesi adına olumlu bir ilerleme sayılıyor. Yapay zeka modellerine getirilmesi gereken hukuki denetim mekanizmaları hem telif hukukunun yıllardır devam eden temel anlayışını ve etiğini destekliyor hem de hukuku gelişen dünyanın gerisinde değil odağında kalan bir noktaya yerleştiriyor.
Yayınlandı Topluluk